![]() dokuzunda kayboldu mayis'in,
cesedi bulundu
onikisinde...
kaçirildiginda da
kayboldugunda da
ve cesetken de
yakisikliydi...
amcamdi...
Agustos 95, İstanbul
büyüdükçe,
sentetik zamanlara
kangren ayaklar bastim,
izi kaldi
ömrümün...
kara çaldilar yüzüme
bütün kara parçalarinda
elbette
"afrika dahil"
parça basi çalisan
kiralik katildi zaman
gülüsüm sivas yangini
aglarsam kizma...
ölmek bile
yakisiyor bazi adama....
Mayis 1995 İzmit turnesi
|
|
bizi bilirsin
avuçla su içmeyi
marifet biliriz,
yenilmeyi bir de
kendi sahamizda..
bizi bilirsin
saçimizi islatmayi fiyaka biliriz.
limonla!
tespih yapariz,
düs kiriklarindan..
bizi bilirsin
agzinin içinde oturmak isteriz.
ve rutubetin en yakistigi yer biliriz
agzini..
bizi bilirsin,
yasamak biliriz,
vademiz doldugunda
avuçlarina gömülmeyi..
Ocak 96 İzmir-İstanbul
|
![]() |
Sus pus olmus, puslu bir İstanbul muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi tasinmisti yüzüne
Dolmabahçe'de, çay tadinda....
Divit ucuyla yazilmis bir askin sureti vardi avuçlarinda,
tarih bir baska iklimin kivamini gösteriyordu.
Ben rehnedilmis yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüregi takvim yokuslarinda....
Sinemada elinin elimde terleyisinin bir anlami olmali,
sesinin sesimde yankilanmasinin.. sanki perdedekine
üzülmüs ya da sevinmissin de tesadüfen akmis yüzün
içime.. Yalan! Sen perdeye bakiyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...
Kadin, Beyoglu'nun bir kis aksaminda,
üstündeki deri montun sahibine küs, soguklugundan
muzdarip yürüyordu.. Adam da.. Yürümek hiçbir seyi
çözmüyordu, bazi Aralik aksamlarinda... Parmaginda
yarali bir öyküyü tasiyordu adam.. Kadinin yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralik aksaminda bir yüzük...
Yüzügün yüzünde dünya güzeli bir kadinin kehaneti..
.. Sogugun ve karanligin vehameti!
Hayati, bir baskasinin pantolunu gibi, küçültülmüs,
daraltilmis.. İlk sahibinin o pantolonla yasadigi seyler,
yani pantolonu pantolon yapan anilar, bazi ilkbahar
bereleri yüzünden yapilan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltilmis.. Yasananlara bir beden
büyük geliyor artik hayat!
Bir aski paylasmak için çok geç, bir paylasima asik
olmak içinse erken.. Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman.. simdi sana söylenecek tek cümle:
Bende sana yetecek kadar ben kalmadi...
|
![]() |
adini anmak güzeldi
dost agizlarda sana dair cümlelerin islatilmasi..
adini anmak.
yüksek sesle, kimsesiz gecelerin düssel avuntularina
sirt çevirip senden söz açmak.
biraz gülünç, biraz sitemkar..
güzeldi...
adinin türkçedeki yankisi özeldi...
Seninle yogurt yemek, kendi Kanlicanli, sülalesi
Kandilli yogurtçunun mekaninda.
Denize amors durup, yüzüne
cepheden bakmak günesli bir mavilikle.... güzeldi..
ipe sapa konuslanmaz bahanelerle elini tutmak, yüzünde
yüz yillik bir hasreti gidermek güzeldi...
Güzeldi'li geçmis zamanlari düsünüyorum simdi...
Cümlelerimiz öznesiz.. Umursayan yok Kanlica'daki yogurdu...
Ve esikteki öpücük, tarih bilinci olmayan bir askin mührüdür artik.....
Aralik 95 BEYOGLU'NDAN
|
![]() |
|
|